İzmir’in İncisi Çeşme

Çeşme İzmir’in batısında olan harika bir yer. Adını denizcilerin su temin ettikleri çeşmelerden aldığı bilinen bir tatil cennetti. Çeşme’nin en önemli özelliği içme suyu ve limanıdır. Sahil boyunca planlı yerleşimi, restoranları, otelleri, pansiyonları ve daha birçok alternatifi ile Çeşme size harika bir tatil deneyimi yaşatacak. Öncelikli tavsiyemiz sahilde bulunan dondurmacılardan mutlaka dondurma yemeniz. Bu dondurma başka yerde yok sadece Çeşme’de var.

Çeşme bir çok plaja ev sahipliği yapar. Deniz turizmi oldukça geniş bir yelpazededir. 29 km’lik Çeşme kıyı şeridi boyunca göreceğiniz birbirinden güzel plajların her birinden ayrı bir keyif alacaksınız. Çünkü Çeşme öyle güzel bir ev sahibidir ki; her zaman tertemiz denizi, eşine az rastlanır yumuşacık kumsalları ve bunalmadan istediğiniz bronzluğa ulaşabileceğiniz güneşiyle kucaklar sizi. Dingin bir denizde serinleyip sonra da sımsıcak kumsal da sakince güneşlenmek mi, bir yat kiralayıp adaları gezmek mi, dalış tüpünüzü takıp derinlerdeki zenginliği keşfetmek mi yoksa sörf tahtanızı alıp rüzgârla dans etmek mi istiyorsunuz? Düşlemeniz bile yeter. Çeşme hepsini önceden düşünmüş ve her bir plajını farklı bir alternatif olarak hazırlayıp hizmetinize sunmuştur sanki. Gün boyunca Çeşme çevresindeki birçok adaya yapılan tekne turlarına katılabilir ve geceleri tatilinizi keyifli hale getirmek için birçok disko, bar ve kafe seçeneklerinden faydalanabilirsiniz.

Denizin tadını çıkartırken farklı alternatifler de bekler sizi. Sörf merkezlerinde sörfün tadını çıkartabilirsiniz. Çeşme plajları su sporları için idealdir. Özellikle Alaçatı, rüzgar sörfü için iyi bir yer olduğu için ünlüdür.Termal turizm ile de ön plana çıkan Çeşme sağlık dağıtmaktadır.

Tarih turizmi de Çeşme’nin cezbedici yanlarından. Çeşme’nin önemli tarihi yerleri ve eserleri hakkında Kültür Bakanlığı’ndan alıntı yaparak siz değerli tatil severlere Çeşme hakkında daha ayrıntılı bilgi vermek istiyoruz.

Çeşme Kalesi:

2. Beyazıt tarafından 1508 yılında diktörtgen biçiminde yaptırılan kale, 6 kulesi ve üç yanındaki hendeklerle muhteşem bir görüntü oluşturur. İlk yapıldığı zamanlarda denize sıfır olarak inşaa edilen kale, zaman içerisinden denizin doldurulmasıyla daha içte kaldı. Tarihi kalede her yıl kutlanan Uluslararası Çeşme Müzik Yarışması ve 2-7 Temmuz tarihleri arasındaki Çeşme Festivali düzenlenmektedir. Kaleyi ziyaret ettiğinizde, kalenin önünde Büyük Türk Komutanı Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa’nın yanında aslanı bulunan heykeli de görülebilmektedir.

Kervansaray:

1528 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Kervansaray Çeşme’ye ayrı bir özellik katar. Tarih içinde özellikle yabancı tüccarların konaklaması için kullanılan kervansaray günümüzde 45 odalı bir otel olarak hizmet vermektedir. Kervansaray ‘da ayrıca gece eğlence mekanları ve alış-veriş merkezleri de bulunmaktadır.

Çeşme Müzesi:

Çeşme’nin tarihi zenginliklerini en iyi, müzelerdeki tarihi eserlerin çokluğu ve kalitesi gözler önüne sermektedir. Daha çok Erythrai, Çeşme ilçe merkezi Alaçatı ve Kalemburnu yöresinden çıkan eserlerin sergilendiği tarihi Çeşme Kalesinde bulunan Çeşme Arkeoloji Müzesinde 320 adet arkeolojik 126 adet etnografik eser ile 31 adet sikke, toplam olarak 477 adet eser teşhir edilmektedir.

Müze Tel: 0.232.712 66 09

Ziyaret Saatleri: 08.30-12.00/13.00-17.00

Ziyaret Günleri: Pazartesi hariç her gün.

Erytrai (Ildırı):

Ildırı köyünün antik dönemdeki adı Erythrai’dir. Erythrai sözcüğünün Yunancada “kırmızı” anlamına gelen Erythros’tan türediği, kent toprağını kırmızı renginden dolayı Erythrai’nin “Kızıl Kent” anlamında kullanıldığı sanılmaktadır. Bir başka varsayıma göre ise kent adını ilk kurucu Giritli Rhadamanthes’in oğlu Erythros’tan almıştır. Kentte ele geçen bulgular, bu yörede ilk Tunç Çağ’ından bu yana yerleşimin olduğunu göstermiştir. İkinci kolonileşme döneminde kent, Atina Kralı Kadros soyundan gelen Knopos yönetimindeydi. Başlangıçta krallık ile yönetilen kent sonraları yine kral soyundan olan ancak halkın seçtiği Basileuslar tarafından yönetildi. Ion kentlerinin aralarında kurdukları Panionion dinsel ve siyasal birliğe katıldılar. Kent Pythagoras’la birlikte kısa süreli tiranlık dönemi yaşamış, bu dönemde üreterek dışarı sattığı değirmen taşlarıyla önem kazanmıştır.

Erythrai, Lidya ve daha sonra da Persler’in eline geçer. Pers boyunduruğuna karşı diğer Ion kentleri gibi ayaklanmaya katılan kente, bütün Ion kentleriyle birlikte M.Ö. 334’te İskender, bağımsızlığını kazandırır. İskender’in ölümünden sonra çıkan kargaşalar sonucu birçok el değiştiren Erythrai Pergamon (Bergama) Krallığı’nın eline geçer. M.Ö.133′ te Roma İmparatorluğu içinde özgür bir kent statüsü kazanır. Bu dönemde şarabı, keçileri, değirmen taşları ve kadın kahinleri Sibyl ile Herophile ile ün kazandı. M.Ö.1 yy.da depremler, savaşlar ve Romalı komutanların yağmaları yüzünden büyük yıkıma uğrayan yöre; 16.yy.dan sonra Ilderen ve Ildırı adlarıyla anılmaya başladı.

Kaynak: www.kultur.gov.tr