featured
Kastamonu
  1. Haberler
  2. Gezilecek Yerler
  3. Kastamonu’da Gezilecek En İyi 19 Yer

Kastamonu’da Gezilecek En İyi 19 Yer

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Karadeniz’in saklı cennetlerinden biri olan Kastamonu; tarihi yapıları, bozulmamış doğası, kanyonları, yaylaları ve kültürel mirasıyla keşfetmeye değer şehirlerin başında geliyor. Bu kapsamlı rehberde Kastamonu’da gezilecek en iyi 19 yer, tarihi mekanlardan doğal güzelliklere, şehir merkezinden çevre ilçelere kadar detaylı şekilde ele alınıyor. Kastamonu’yu ilk kez ziyaret edecekler ya da bölgeyi daha yakından tanımak isteyenler için hazırlanan bu içerik, gezi planınızı kolaylaştıracak nitelikte.

Kastamonu gezilecek yerler denildiğinde akla ilk olarak Kastamonu Kalesi geliyor. Şehir merkezine hakim konumuyla dikkat çeken kale, panoramik manzarasıyla ziyaretçilerine eşsiz bir seyir keyfi sunuyor. Saat Kulesi, Nasrullah Camii ve Yakupağa Külliyesi gibi tarihi yapılar, Kastamonu’nun köklü geçmişini yansıtan önemli duraklar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi, hem manevi atmosferi hem de mimarisiyle şehirde mutlaka görülmesi gereken noktalardan biri.

Doğa tutkunları için Kastamonu adeta bir açık hava müzesi niteliğinde. Valla Kanyonu, Horma Kanyonu ve Ilıca Şelalesi, Karadeniz’in en etkileyici doğal oluşumları arasında gösteriliyor. Özellikle cam seyir terasıyla ünlü Valla Kanyonu, macera ve doğa fotoğrafçılığı sevenler için unutulmaz bir deneyim sunuyor. Küre Dağları Milli Parkı, zengin bitki örtüsü, yürüyüş parkurları ve eşsiz manzaralarıyla Kastamonu’da gezilecek doğal yerler listesinde önemli bir yere sahip.

Bu rehberde ayrıca Kastamonu müzeleri, tarihi konaklar, sahil ilçeleri ve yaylalar da yer alıyor. İnebolu, Cide ve Abana gibi Karadeniz sahiline açılan ilçeler; deniz, doğa ve huzuru bir arada yaşamak isteyenler için ideal rotalar sunuyor. Kastamonu’da yapılacak aktiviteler, fotoğraf çekim noktaları ve gezi ipuçlarıyla desteklenen bu içerik sayesinde şehri daha bilinçli ve keyifli şekilde keşfedebilirsiniz.

Kastamonu Gezilecek Yerler

Kastamonu Kalesi – Merkez

Kastamonu Kalesi – Merkez

Kastamonu Kalesi, şehrin kalbinde, yaklaşık 120 metre yüksekte konumlanmış muazzam bir yapı olarak dikkat çeker. Milattan sonra 12. yüzyılda Komnenoslar tarafından inşa edildiği bilinen bu kale, yüzyıllar boyunca pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Maalesef zamanla ve savaşlarla zarar görmüş olsa da kalenin iç bölümü günümüze ulaşmayı başarmıştır. Buraya çıktığınızda, Kastamonu’yu kuşbakışı seyretme imkânı bulur, şehrin bütün doğallığını ve tarihi dokusunu bir arada görebilirsiniz. Kastamonu’nun kuruluşuyla ilgili anlatılan romantik ve trajik efsane, kalenin manevi değerini daha da artırmaktadır.

Nasrullah Camii – Merkez

Nasrullah Camii – Merkez

1506 yılında Kadı Nasrullah tarafından yaptırılan Nasrullah Camii, sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda Nasrullah Kadı Külliyesi’nin önemli bir parçasıdır. Bu külliye, caminin yanı sıra güzel bir medrese ve türbe gibi yapıları içerir. Günümüzde Münire Sultan Medresesi bölümü geleneksel el sanatları çarşısı olarak hizmet vermekte, ziyaretçilere Kastamonu’nun kültürel zenginliklerini tanıma fırsatı sunmaktadır. Bu caminin en ilginç özelliği ise şadırvanından içilen suyun insanın Kastamonu ile arasında değişmez bir bağ kurduğuna inanılmasıdır. Bu hikâyeye inananlar, Kastamonu’ya defalarca gelmekte ya da kalıcı olarak yerleşmektedir.

Kastamonu Arkeoloji Müzesi – Merkez

Kastamonu Arkeoloji Müzesi – Merkez

1917 yılında tamamen kesme taştan inşa edilen Kastamonu Arkeoloji Müzesi, tarihi eserler açısından oldukça zengindir. Roma döneminden kalan Kibele heykeli ve girland motifleriyle süslenmiş lahitlerin yanı sıra, Hititler dönemine ait tarihi buluntular burada sergilenir. Ayrıca, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925 yılında şehre yaptığı ziyarette kullandığı eşyalar ve şapka inkılabına dair belgeler de müzenin önemli koleksiyonları arasındadır. Müzede sergilenen eserler, Kastamonu’nun kadim tarihine ışık tutar ve ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim sunar.

Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi – Merkez

Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi – Merkez

Kastamonu, âdeta evliyalar şehridir ve Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi bunun en güzel örneklerinden biridir. Alim bir zat olarak anılan Şeyh Şaban-ı Veli, şehrin manevi atmosferine katkıda bulunmuş ve ziyaretçilerin manevi huzur bulduğu bir merkez olmuştur. Türbe, tarihi kaleye oldukça yakın olup, kaleyi gezdikten sonra yürüyerek rahatlıkla ulaşılabilir. Şehirdeki pek çok manevi mekân gibi burası da Kastamonu’nun kültürel dokusuna derin bir anlam katar.

Yakup Ağa Külliyesi

Yakup Ağa Külliyesi

Yakup Ağa Külliyesi, içerisinde barındırdığı camisi ve ahşap kapısıyla ziyaretçilerini büyüler. Yavuz Sultan Selim’in hocası Halimi Çelebi tarafından başlayan yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde genişletilmiştir. Külliyenin tarihi atmosferinde yürürken, Osmanlı mimarisinin zarif detaylarını gözlemleyebilir, yeşillikler içinde bulunan bahçesinde oturup kendinize çay molası verebilirsiniz. Külliyenin kaleye yakın olması, turistik rotanızda kolayca ziyaret etmenizi mümkün kılar.

Kastamonu Saat Kulesi – Merkez

Kastamonu Saat Kulesi – Merkez

1885 yılında Vali Abdurrahman Paşa tarafından yaptırılan Kastamonu Saat Kulesi, sıradan bir kule değil, Türkiye’de benzeri olmayan “sürgün saat kulesi” olarak dikkat çeker. Bu farklılık, Kastamonu’nun kendine has tarihi özelliklerinden biridir ve kulenin hikâyesi ziyaretçilere anlatıldığında şehirle bağları güçlendirmektedir. Kuleden hem güzel fotoğraflar çekebilir hem de şehrin tarihi atmosferinde keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Kastamonu Kent Müzesi – Merkez

Kastamonu Kent Müzesi – Merkez

2002 yılında açılan Kastamonu Kent Müzesi, şehir belleğine sahip çıkan modern bir müzedir. Kendi kendini anlatan eserler, animasyonlar ve interaktif teknolojilerle donatılmış alanları sayesinde ziyaretçiler, Kastamonu’nun tarihine ve kültürüne yenilikçi bir perspektiften bakma şansına sahiptir. Konuşan tablolar ve üç boyutlu görseller müzeyi özellikle gençler ve çocuklar için çok daha çekici kılar.

Mahmutbey Camii – Merkez (Kasaba Köyü)

Mahmutbey Camii – Merkez (Kasaba Köyü)

1366 yılında Candaroğulları Beyliği tarafından inşa edilen Mahmutbey Camii, çivi kullanılmadan yapılan eşsiz ahşap işçiliğiyle dünya çapında dikkat çeker. Kastamonu merkezine yaklaşık 20 dakika uzaklıkta bulunan Kasaba Köyü’nde yer alan cami, mimari açıdan benzersizdir. Burayı ziyaret etmek, Osmanlı dönemi mimarisine hayran kalmak ve köy hayatını deneyimlemek için mükemmel bir fırsattır.

Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi – Merkez

1879-1881 yılları arasında Mir Liva Sadık Paşa tarafından inşa edilen Liva Paşa Konağı, eski Kastamonu yaşamını yansıtan önemli bir müzedir. Harem ve selamlık bölümleri,insanların sosyal hayatına ve yaşam tarzına dair çeşitli objelerle donatılmıştır. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Mahmutbey Camii’nin orijinal kapısı da güvenlik nedeniyle burada sergilendiğinden müzeye uğramayı unutmayın.

İnebolu Kent Müzesi – İnebolu

İnebolu Kent Müzesi – İnebolu

Kastamonu il merkezinin yaklaşık 1,5 saat uzaklığında, İnebolu ilçesinde bulunan bu müze 2014 yılından beri ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Sultan II. Abdülhamit’in talimatıyla 1882 yılında inşa edilen bina, yangın ve restorasyon süreçlerinden geçmiş olup, şehre ve bölgeye dair pek çok önemli belge ve eseri içinde barındırır. Milli Mücadele döneminin izlerini taşıyan balmumu heykeller ve şapka koleksiyonu bu müzeyi diğerlerinden farklı kılar.

Valla Kanyonu – Pınarbaşı

Valla Kanyonu – Pınarbaşı

Dünyanın en derin ikinci kanyonu olma unvanını taşıyan Valla Kanyonu, yaklaşık 1200 metreye varan yüksekliğiyle adrenalin tutkunlarını büyüler. Muratbaşı Köyü civarında yer alan kanyon, doğaseverler için nadide bir deneyim sunar. Üç katlı seyir terasından baktığınızda doğanın muhteşem gücünü iliklerinize kadar hisseder, benzersiz manzaraya tanıklık edersiniz. Yükseklikten korkanlar içinse dikkatli olunması gereken bir yerdir.

Horma Kanyonu – Pınarbaşı

Horma Kanyonu – Pınarbaşı

Küre Dağları Milli Parkı’nın içinde yer alan Horma Kanyonu, Valla gibi zorlu zeminlere sahip değildir ve yürüyüş için daha elverişlidir. Ahşap yürüyüş yolları sayesinde ziyaretçiler, doğa içinde rahatlıkla yürüyüş yapabilir, kuş sesleri eşliğinde kartpostallık fotoğraflar çekebilirler. Kanyon, özellikle doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık tutkunlarının tercih ettiği bir güzelliktir.

Ilıca Şelalesi – Pınarbaşı

Ilıca Şelalesi – Pınarbaşı

Küre Dağları’nın serin sularını taşıyan Ilıca Şelalesi, yaklaşık 15 metre yükseklikten dökülür ve çevresindeki göletle birlikte adeta bir cennet bahçesi yaratır. Masalar ve oturma alanları sayesinde misafirler, çaylarını yudumlarken huzurun tadını çıkarabilirler. Bunun yanı sıra yakın çevrede bungalov evler ve kamp alanları bulunur, böylece doğayla baş başa kalmak isteyenlere pek çok konaklama seçeneği sunulur.

Ilgarini Mağarası – Pınarbaşı

Ilgarini Mağarası – Pınarbaşı

Dünyanın dördüncü büyük mağarası olan Ilgarini Mağarası, henüz turizme tam anlamıyla açılmamış saklı bir hazinedir. Girişi doğal kemerle çevrili olan mağaraya ulaşmak için Sorkun Yaylası’na ulaşmalı, oradan yaklaşık 1,5-2 saat süren bir yürüyüş yapmalısınız. Bu yol boyunca bölgenin temiz havasını içine çeker, doğanın sesleri eşliğinde ilerlersiniz. Macera arayanlar için oldukça özel bir duraktır.

Çatak Kanyonu – Azdavay

Çatak Kanyonu – Azdavay

Küre Dağları Milli Parkı içinde bulunup, Türkiye’nin en etkileyici kanyonlarından biri olan Çatak Kanyonu, cam seyir terası ile ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatır. 2017 yılında yapılan bu teras, altında uzanan derin kanyon manzarasıyla cesaret sınırlarınızı zorlar. Araçla bölgeye gelip kısa bir yürüyüşle terasa varabilirsiniz. Giriş ücretli olmakla birlikte manzara kesinlikle her kuruşuna değerdir.

Gideros Koyu – Cide

Gideros Koyu – Cide

Kastamonu’nun Cide ilçesinde, Karadeniz’in nadir ve güzel koylarından biri olan Gideros Koyu, tertemiz ve sakin deniziyle bilinir. Tatilini kalabalıktan uzak, huzurlu ve doğal bir ortamda geçirmek isteyenlere tavsiye edilir. Burası, yaklaşık 3500 yıl önce Amazon kadınları tarafından kurulduğu düşünülen tarihi bir yerleşim yeridir. Tarih ve doğanın iç içe geçtiği bu koyda yüzme ve doğa yürüyüşü yapmak ayrı bir keyiftir.

Loç Vadisi – Cide

Loç Vadisi – Cide

Yaklaşık 8 kilometre uzunluğunda olan Loç Vadisi, Valla Kanyonu ile Karakadı Kanyonu arasında konumlanır ve Küre Dağları Milli Parkı’nın bir parçasıdır. Burada bahar ve yaz aylarında kamp yapmak mümkün olup, doğal tesislerin yanı sıra nadir bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapmaktadır. Tertemiz turkuaz renkteki Devrekani Çayı’nda yüzmek ise bölgenin eşsiz deneyimlerinden biridir. Yerel halkın hidroelektrik santrali projelerine karşı gösterdiği direniş, doğanın korunmasında önemli bir örnektir.

Ilgaz Dağları Milli Parkı ve Kayak Merkezi – Merkez

Ilgaz Dağları Milli Parkı ve Kayak Merkezi – Merkez

Ilgaz Dağları, Batı Karadeniz’in en yüksek ve en etkileyici dağ kütlesi olarak, yıl boyunca doğa sporları ve rekreasyon için tercih edilir. Kışın kayak merkezinde kayak ve snowboard yapabilir, diğer mevsimlerde ise trekking ve kamp aktiviteleriyle doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Oksijen deposu olan bu milli park, her mevsim ayrı bir güzellik sunar ve yoğun şehir hayatından kaçmak isteyenlere sakin bir sığınak sağlar.

Ginolu Koyu – Çatalzeytin

Ginolu Koyu – Çatalzeytin
Ginolu Koyu – Çatalzeytin

Çatalzeytin ilçesine bağlı Ginolu Koyu, küçük bir mahallenin içinde yer alan, doğal güzellikleri korunan sakin bir koydur. Yaklaşık 250 metre uzunluğunda, çocuklar için idealdir. Su oldukça sığ ve temizdir, bu da yüzme öğrenenler ve çocuklu aileler için mükemmeldir. Koyun huzurlu atmosferi ve doğal yapısı, ziyaretçilerine adeta masalsı bir ortam vadeder.


 

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
0
sevgi
Sevgi

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Tatil Nerede Yapılır ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!