Bartın, Karadeniz Bölgesi’nin doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla öne çıkan şehirlerinden biridir. Bartın gezilecek yerler denildiğinde akla deniz, doğa ve tarih bir arada gelir. Özellikle sakin ve huzurlu bir tatil arayanlar için Bartın ideal bir rotadır.
Bartın’ın en popüler ilçesi olan Amasra, tarihi yapıları, temiz plajları ve manzarasıyla mutlaka görülmelidir. Amasra Kalesi, Kemere Köprüsü ve Ağlayan Ağaç bölgenin en çok ziyaret edilen noktalarıdır. Hediyelik eşya almak isteyenler için Çekiciler Çarşısı oldukça ilgi görür.
Deniz turizmi açısından İnkumu Plajı, Güzelcehisar Plajı ve Bozköy Plajı Bartın’ın en güzel sahillerindendir. Özellikle Güzelcehisar Lav Sütunları, Türkiye’de nadir görülen doğal oluşumlar arasında yer alır.
Doğa severler için Küre Dağları Milli Parkı, Ulukaya Şelalesi ve Arıt Yaylası temiz hava ve eşsiz manzaralar sunar. Bartın Irmağı üzerinde yapılan tekne turları ise şehri farklı bir açıdan keşfetme imkânı sağlar. Macera arayanlar için Gürcüoluk Mağarası da görülmeye değerdir.
1. Güzelcehisar Lav Sütunları – Merkez
Bartın, dünya genelinde sadece dört ülkede görülen benzersiz bir jeolojik oluşuma ev sahipliği yapmaktadır: lav sütunları. Bu olağanüstü tabiat harikası, aktif volkanların patlamasıyla oluşan lavların zamanla soğuyup kristalleşmesiyle ortaya çıkar. Bartın’daki lav sütunları, Kuzey İrlanda, Kaliforniya ve İskoçya’dakilerle birlikte dünyanın en nadide örnekleri arasındadır. Bu sütunlar, yaklaşık 80 milyon yıllık bir geçmişe sahip olup, yalnızca Bartın’da hem yatay hem de dikey yönlerde gelişim göstermiştir.

Güzelcehisar Sahili’nde, deniz kıyısından başlayarak yaklaşık 100 metre yüksekliğe kadar uzanan lav sütunları, seyredenleri büyüleyen etkileyici bir manzara sunar. Sahilin etrafına inşa edilen seyir terası ve ahşap yürüyüş yolları, ziyaretçilere bu muhteşem doğa harikasını her açıdan deneyimleme imkanı verir. Bölge, her yıl yerli ve yabancı çok sayıda turisti ağırlayarak Bartın’ın turizminde önemli bir yere sahiptir. Eğer Bartın seyahatinizde doğa mucizelerine tanık olmak isterseniz, Güzelcehisar Lav Sütunları kesinlikle ziyaret listenizde olmalıdır.
2. Bartın Kent Müzesi
Bartın Kent Müzesi, tarihi dokusunu ve kültürel zenginliklerini keşfetmek isteyen ziyaretçiler için önemli bir noktadır. 2018 yılında açılan müze, 19. yüzyıldan kalma eski belediye binasında hizmet verir. Müze binası, 1885 yılında eğitim amaçlı inşa edilmiş olup, yıllar içinde birçok farklı işlevde kullanılmıştır.

Müzenin zengin koleksiyonu, Bartın’ın coğrafyasından sosyal yaşamına, kültürel mirasından ekonomik tarihine kadar geniş bir yelpazede bilgi sunar. Alt katta bölgenin doğası, iklimi ve demografik özellikleri hakkında eserler sergilenirken, üst katta iletişim, basın, sanat ve turizm gibi sosyal alanlara dair objeler bulunur. Balmumu heykeller ve etkileşimli tabletler ziyaretçilere anlamlı bir deneyim sağlar. Bu cüzi giriş ücretli müzeye haftanın her günü ulaşım çok kolaydır ve tüm ziyaretçilere açıktır.
3. Tarihi Bartın Evleri
Bartın şehir merkezinde Osmanlı döneminden kalma, sayıları 260’ı bulan tarihi ahşap evler yer alır. Bu evler, hem mimarisi hem de süslemeleriyle bölgenin kültürel kimliğini yansıtarak ziyaretçilere geçmişe yolculuk imkanı sunar.

Ahşap evlerin çoğu Barok ve Art Nouveau üslubunu taşıyan iki katlı ve bahçeli yapılardır. Evlerde kullanılan malzemeler ve özellikle dış cephe süslemeleri dikkat çekicidir. İç avluda yer alan taş kuyular ve ‘gulluk’ adı verilen özel giriş yapılara sahip olmaları, bu evlerin geleneksel yaşam biçimini yansıtır. Maalesef bazıları bakım dışı kalmış olsa da, bunların korunması kentin kültürüne önemli katkı sağlar.
4. Balamba Tabiat Parkı
Bartın’ın doğa tutkunları için ideal adreslerinden biri olan Balamba Tabiat Parkı, kent merkezine çok yakın konumda yer alır ve muhteşem doğal güzelliğiyle ön plana çıkar. 2011 yılından beri koruma altında bulunan parkta, ormanlık alanlar, piknik alanları ve çeşitli spor tesisleri bulunmaktadır.

450 metrelik yürüyüş parkuru, çocuk oyun alanları ve paintball sahası gibi birçok aktivite seçeneği sunan park, aynı zamanda biyolojik çeşitliliği de ile dikkat çeker. Yüzlerce ağaç türünün yaşadığı park alanı, huzurlu bir doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için eşsiz bir ortam yaratır. Ayrıca tesislerde oturma alanları, büfe ve amfi tiyatro gibi ziyaretçilerin memnuniyetini artıran olanaklar da mevcuttur.
5. Kemal Samancıoğlu Etnografya Müzesi
Bartın’ın kültürel tarihine ışık tutan bu küçük müze, bölgenin geleneksel yaşamını yakından tanıma fırsatı sunar. Eski belediye başkanı Kemal Samancıoğlu’na ait tarihi ev, müzeye dönüştürülerek hem ailesine ait anıları hem de yöre halkının günlük hayatını anlatan binlerce eseri sergiler.

Müzede yer alan objeler arasında kıyafetler, ev eşyaları ve el sanatları örnekleri bulunur. Giriş ücretsizdir ve yerel tarih meraklıları için değerli bir kaynak teşkil eder. Etnografya müzeleri, bölgesel kültürün korunmasında hayati öneme sahiptir; Bartın’da bunu en iyi şekilde temsil eden adreslerden biridir.
6. Galla Pazarı
Bartın’ın en özgün geleneklerinden biri olan Galla Pazarı, tamamen kadınların işlemekte olduğu geleneksel pazardır. Osmanlı döneminde erkeklerin ormancılık gibi işlerde dışarıda uzun süreler çalışması nedeniyle kadınlar tarafından kurulmuş olan bu pazar, tarihi boyunca varlığını sürdürmüş ve bugün de faaliyet gösterir.

Pazarda yalnızca Bartın’ın köylerinden gelen taze ve doğal ürünler satılır. Salı ve cuma günleri açılan pazar, ziyaretçilere hem ekonomik hem de kültürel bir deneyim yaşatır. Pazarın bu özgün yapısı, bölgenin geleneksel yaşam biçimini günümüze taşır ve yerel üreticilerin desteklenmesine olanak sağlar.
7. Amasra Kalesi – Amasra
Amasra ilçesinin en önemli simgelerinden biri olan Amasra Kalesi, yaklaşık 3 bin yıl önce inşa edilmiştir ve Bizans ile Ceneviz kültürlerinin izlerini taşır. İki ana kaledan oluşan bu yapı, Zindan ve Sormagir Kalesi adıyla anılır ve aralarındaki köprü ile birbirine bağlanır.

Kalede, Orta Çağ’dan kalma birçok süsleme ve arma görmek mümkündür; özellikle Cenova armaları ve Eros başları ilgi çeker. Osmanlı döneminde restore edilen kale, günümüzde kısmen ayakta kalan surlarıyla tarihi anlamda büyük değer taşır. Ziyaretçiler kaleden muhteşem deniz ve gün batımı manzaralarını seyredebilir.
8. Tarihi Kemere Köprüsü – Amasra
Bizans döneminden kalan ve Amasra Kalesi’nin iki bölümünü birbirine bağlayan Kemere Köprüsü, mimari açıdan dikkat çekici bir yapıdır. Tek gözlü, yuvarlak kemerli bu köprü, 6 metre genişliğe sahiptir ve Cenevizliler tarafından yapılmıştır.

Kemere Köprüsü, tarihi ve estetik değerinin yanı sıra, ziyaretçilere eşsiz manzaralar sunar. Köprüden Boztepe Adası ve büyük limanın panoramik görüntüsü, doğaseverler ve fotoğraf tutkunları için ideal bir uğrak noktasıdır.
9. Boztepe Adası – Amasra
Amasra’nın doğayla iç içe nadide noktalarından biri olan Boztepe Adası, deniz feneri ve yaklaşık 300 yıllık “Ağlayan Ağaç”a ev sahipliği yapar. Nemden dolayı yapraklarının damla damla su saldığı selvi ağacı, bölgenin simgesi haline gelmiştir.

Ada, ziyaretçilere muhteşem doğal ve tarihî güzellikler sunarken, adanın en yüksek noktasında bulunan çay bahçelerinden panoramik manzaralar izlenebilir. Hem dinlenmek hem de doğanın tüm güzelliklerini deneyimlemek için tercih edilen harika bir mekandır.
10. Amasra Müzesi – Amasra
1982 yılında açılan Amasra Müzesi, Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma çok sayıda tarihi eseri barındırır. 1884 yılında inşa edilen tarihi bir yapıda hizmet veren müze, bölgede kültür mirasını anlamak isteyenler için vazgeçilmezdir.
Dört ana teşhir salonu ve ek salonlarda bulunan heykeller, araç-gereçler, takılar ve diğer arkeolojik buluntular, ziyaretçilere zengin bir görsel şölen sunar. Müzenin bahçesinde de mermer eserler sergilenmektedir. Açık olduğu günler ve MüzeKart ile giriş imkanı, müzeyi çevre illerden gelen turistler için cazip kılar.
11. Çekiciler Çarşısı – Amasra
Amasra’daki geleneksel ahşap oymacılığının merkezi olan Çekiciler Çarşısı, 17. yüzyıldan beri devam eden zanaatın yaşatıldığı bir mekandır. Burada el yapımı ahşap aksesuarlar, süs eşyaları ve hediyelik ürünler satışa sunulur.
Çarşı, özellikle Bartın’a gelen turistlerin ilgisini çekmekte ve yöresel el sanatlarını topluma tanıtmaktadır. Ahşap işçiliğine ilgi duyan herkes burada benzersiz ürünlerle karşılaşabilir ve temin edebilir.
12. Çakraz – Amasra
Amasra’ya yaklaşık 17 kilometre uzaklıktaki Çakraz, sahiliyle ve doğal güzellikleriyle popüler bir tatil beldesidir. Yaklaşık 1,5 kilometrelik plajı, yemyeşil fıstık çamlarıyla çevrilidir ve yaz aylarında yoğun ilgi görür.
Beldenin sahil kesimindeki restoranlar, balık lokantaları ve kamp alanları, ziyaretçilere konforlu bir tatil deneyimi sunar. Çakraz, doğal güzelliklere yakınlığı sayesinde doğa yürüyüşü ve tekne turlarına çıkmak isteyenlerin de vazgeçilmez rotalarındandır.
13. Uluyayla – Ulus
Uluyayla, Bartın’ın Ulus ilçesine bağlı, yapılaşmanın henüz çok sınırlı olduğu, doğal dengenin korunmuş olduğu bir yayladır. Rakımı 300 ila 1416 metre arasında değişen bu alan, geniş bir coğrafyaya yayılmıştır ve keşfedilmemiş doğasıyla huzur arayanların ilgisini çeker.
Yaylada, kamp ve doğa yürüyüşü imkânları mevcuttur. Ancak henüz altyapı tesislerinin gelişmediği bölgede, tuvalet veya konaklama gibi hizmetler kısıtlıdır. Doğa ile baş başa vakit geçirmek isteyenler için son derece önemli bir durak sayılır.
14. Ulukaya Şelalesi – Ulus
Küre Dağları’nın eteklerinde, Ulus ilçesinin içinde yer alan Ulukaya Şelalesi, 15 metre yükseklikten dökülen etkileyici bir tabiat harikasıdır. Bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından kutsal kabul edilen şelaleye ilişkin pek çok efsane anlatılır.
Bir efsaneye göre, Ulukaya’nın kaynağı aşk acısıyla başa çıkamayan Selamnos’un suya dönüşmesiyle oluşmuştur. Bu büyüleyici şelalenin suyu, ayrıca bölgenin içme suyu ihtiyacında kullanılmaktadır. Doğa ile iç içe huzurlu bir mekan olarak ziyaretçilerini cezbetmektedir.
15. Küre Dağları Milli Parkı – Bartın ve Kastamonu
Küre Dağları Milli Parkı, Bartın ve komşu Kastamonu illerine yayılan, ülkemizin en zengin doğa koruma alanlarından biridir. WWF tarafından Avrupa’nın koruma öncelikli ormanlarından biri olarak seçilen bu parkta, 675 bitki, 129 kuş ve 132 memeli türü yaşamaktadır.
Milli park, doğal yaşamı koruma ve sürdürülebilir turizm bağlamında önemli bir alandır. İçinde konaklama tesisleri, kamp alanları, yürüyüş rotaları ve sosyal tesisler bulunur. Bölgeyi rehber eşliğinde keşfetmek de mümkündür. Doğa tutkunları için unutulmaz bir deneyim sunar ve Bartın’ın doğal güzelliklerini en iyi şekilde temsil eder.
